Beklenmedik Durumlarda Bilişsel Aşırı Yüklenme ve Startle Refleksini Yönetmek
Güncelleme tarihi: 1 gün önce

Bir bitkiyi suladığınızda, alabildiği kadar suyu çektikten sonra taşmaya başlar; bunu önlemek için bitkinin bulunduğu saksıyı değiştirebilir ya da daha az su verebilirsiniz. Aynı durum insanlar için de geçerlidir, beklenenden fazla veriyle karşılaşınca insan beyni bu bilgi fazlalığı karşısında baş edemediği için kendini anlık olarak kapatabilir. Tıpkı evde aynı anda televizyon, bulaşık makinesi, fırın ve klimaları çalıştırınca yüksek akım etkisiyle yetersiz kalan sigortaların atması gibi düşünebiliriz. Az kaynakla fazla çalıştığında akımı kesen sigorta gibi, beyin de kapasitesinin üstünde veri ile karşılaştığında, bilişsel olarak işlemez hale gelebilir. Bu bilişsel yüklenme (cognitive overload ya da task saturation) olarak da adlandırılır.
Özellikle kokpit gibi, hızlı değişkenlerin olabildiği yerlerde, dikkat seviyesinin yükselmesiyle beyin de olası stres ve olumsuz durumları tespit edebilmek için daha fazla efor harcar. Bu durum, beklenmedik bir olayın meydana gelmesiyle pilotun bir anda bilişsel olarak aşırı yüklenmesi ve kendini dış dünyaya kapatmasıyla sonuçlanabilir. Aşırı yüklenmenin sonucunda oluşan “düşünememe” durumuna bilişsel kilitlenme (cognitive lockup) ismi de verilir. Bir olaya aşırı odaklanma, diğer uyaranları algılayamama ve büyük resmi görememe durumudur. Algı, düşünme ve analiz etmede kapanmaya benzetilebilir. Bilişsel kilitlenme hata yapma ihtimalinde artış, problem çözme ve durumsal farkındalıkta düşüş ile sonuçlanır.
Sivil ve askeri havacılıkta yapılan çalışmalar pilotların beklenmedik ve ani durumlarda iki farklı tepki verebildiğini gösteriyor. Biri soruna odaklanırken bir yandan da durumu algılayıp, izleme ve kontrol etme gibi görevleri de elden bırakmamayı kapsıyor. Diğer tepki ise olumsuz durumdan etkilenip, stres ile baş edemeyip, duruma aşırı odaklanmayı ve diğer uyaranları görememeyi, algıları kapatmayı kapsıyor. Bu duruma “startle reflex” yani irkilme tepkisi adı veriliyor. FAA irkilme refleksini “pilotun beklentisini kesintiye uğratan ani, yoğun bir olaya maruz kalmanın neden olduğu otomatik bir refleks” olarak tanımlıyor. Kısacası, pilotun beklenmedik ve planda olmayan sürpriz olaylar karşısında verdiği ani tepki de denebilir.

Uçuşun farklı safhalarında pilotun iş yükü ve bilişsel kapasitesi.
Sürpriz olayların avantajları da olabilir. Yeni bilgi ve yeni deneyimler beynin ön kısmını, yani frontal lobu, çalıştırdığı gibi dikkat seviyesini yüksek tutar, öğrenmeyi etkinleştirir ve aslında gelecekte karşılaşılacak durumlar için yeni yol haritaları ya da iş yapış biçimleri oluşturulmasına da yardımcı olur. Dolayısıyla asıl sorun sürpriz ya da beklenmeyen olaylarla karşılaşmaktan ziyade, irkilme tepkisi gibi durumlarda zihinsel olarak toparlanamamaktır.
NASA’da çalışan psikolog Steve Casner’in 18 Boeing 747 pilotu üzerinde yaptığı araştırmaya göre, fiziksel tepkiler ve psikolojik sürpriz gibi durumlar düşünme sürecini 30 saniyeye kadar etkilediğini ve ertelediğini ortaya çıkardı. Dolayısıyla rutin dışında gelişen olaylar ve acil durumlar karar verme sürecini etkileyip, irkilme (startle) tepkisi neden olabilir. Araştırma bulgularına göre, bu tür hazırlıksız yakalanılan acil durumlarda, henüz karar verme aşamasına geçemeden bile, analiz etme yetileri sürprizin yol açtığı aşırı yüklenmeyle kendini kapatır ve işlemez hale gelir, bu da art arda verilmiş kötü kararlara neden olabilir. Beyin o anda mevcut problemi anlamaya çalışırken, aşırı yüklenmeden oluşan durumsal farkındalık kaybı ile olaya fazla odaklanıp diğer uyaranları kaçırmaktan etkin bir çözüme ulaşmakta zorlanır.
Havacılıktan Örnek Kaza ve Kırımlar:
Havacılıkta bilişsel aşırı yüklenmenin örneklerinden biri, 29 Aralık 1972'de New York’tan Miami’ye uçan Eastern Air Lines 401 sefer sayılı uçak kazası. Lockheed L-1011 TriStar tipi uçak Miami’ye yaklaşırken pilotlar iniş takımını açtı, ancak burun iniş takımının indiğini gösteren ışık yanmadı. Ekip inişi iptal etti, uçağı 2.000 feet irtifada otopilota bağlayarak bekleme paternine soktu ve sorunu çözmeye odaklandı. Bu sırada otopilotun irtifa tutma modu fark edilmeden devre dışı kaldı ve uçak yavaş yavaş alçalmaya başladı. İrtifa uyarı sesi çaldı, ancak kokpitte kimse bunu duymadı. Uçak, Everglades bataklığına düştü.
NTSB raporuna göre kazanın temel nedeni, uçuş ekibinin son dört dakika boyunca uçuş göstergelerini izlememesi ve beklenmedik alçalmayı zamanında fark edememesiydi. Ekibin tüm dikkati arızalı gösterge ışığına kilitlenmişti. Sonradan ampulün yanık olduğu anlaşıldı. Yaklaşma kontrolörü irtifadaki değişimi fark edip ekibe durumu sorduğunda bile, pilotlar her şeyin yolunda olduğunu düşünüyordu. Stres altında dikkatin bu kadar daralması, yani bir tür “tünel görüşü”, aslında beynin doğal bir tepkisidir. Beyin, belirsiz bir soruna anlam vermeye çalışırken kapasitesinin sınırına ulaşır ve tek bir uyarana kilitlenir. Bu da çevrede olup bitenleri, bazen en kritik sinyalleri bile kaçırmaya neden olur.
İrkilme (startle) ve aşırı yüklenmenin başarıyla yönetildiği daha yakın tarihli bir örnek olarak 17 Nisan 2018'de New York LaGuardia Havalimanı’ndan Dallas’a doğru kalkan Southwest Airlines 1380 sefer sayılı uçuşu gösterilebilir. Bu uçuşta yardımcı pilot uçağı kullanıyordu (Pilot Flying, PF), kaptan ise uçuşu izliyordu (Pilot Monitoring, PM). Uçak yaklaşık 32.000 feet’e tırmanırken sol motorda bir fan kanadı koptu. Motordan kopan parçalar kanada ve gövdeye çarptı, bir yolcu penceresi kırıldı. Kabin hızla basınç kaybederken bir yolcu kısmen pencereden dışarı çekildi ve kabin ekibi bu durumu yönetmeye çalıştı. Aynı saniyelerde kokpitte de duman, basınç kaybı ve yüksek sesli uyarılar art arda geliyordu.
Kaptan hızlıca uçuş görevini alırken, ikinci pilot acil durum checklistini okumaya başladı. Kaptan acil iniş kararı verdi, ekip Philadelphia’ya yön değiştirme izni aldı ve uçağı güvenle indirdi.
Olay boyunca ekip ciddi kontrol sorunlarıyla da mücadele etti. Uçuş verilerine göre uçak bir noktada yaklaşık 40 derece sola yattı. Kokpitteki gürültü o kadar yüksekti ki pilotlar zaman zaman el işaretleriyle iletişim kurmak zorunda kaldı. Kaptan Tammie Jo Shults’ın daha sonra o anlara ait sesleri, kokuları ve diğer ayrıntıları çok net hatırladığını anlatması dikkat çekicidir. Bu, bir önceki örnekteki tünel görüşünün aksine, kaptanın dikkatinin tek bir uyarana kilitlenmediğini ve çevresini algılamaya devam ettiğini gösteriyor.
Aşırı Yüklenme ve İrkilmeyle Başa Çıkmak
Araştırmalar, iyi karar verme becerilerinin bilişsel aşırı yüklenme ve irkilme tepkisi riskini azaltabildiğini gösteriyor. Pilotların her an olağan dışı bir durumla, aşırı yüklenmeyle ya da irkilmeyle karşılaşabileceğini düşündüğümüzde, bedenin olduğu kadar zihnin de hazırlıklı olması gerekiyor, çünkü hazırlıksız yakalanmak durumsal farkındalığı ve karar verme kalitesini düşürebilir. Bunun için bazı pratik yöntemler:
Planlama ve zihinsel prova: Olağan dışı durumları zihinde canlandırmak ve kendinize “Şu olursa ne yapardım?” diye sormak, önceden hazır zihinsel eylem planları oluşturmanızı sağlar. Araştırmalar, bir duruma verilen tepki ne kadar tanıdık ve ne kadar çok prova edilmişse, olay sırasında ve irkilmenin hemen ardından o kadar az hata yapıldığını gösteriyor.
Belirsizliğe tolerans ve aşinalık: Beklenmedik olaylara önceden maruz kalmak, örneğin simülatörde farklı senaryolarla çalışmak, bilinmeyene karşı toleransı artırır. Zihin daha önce benzerini gördüğü bir durumda paniğe kapılmak yerine tanıdık bir yol arar.
Dur, değerlendir, sonra harekete geç: İrkilten bir durumla karşılaşıldığında ilk ve en önemli adım, aceleyle tepki vermemektir. Amaç, durumu gözlemlemek için kısa bir an tanımak ve refleksle değil, düşünülmüş bir kararla hareket etmektir. Standart operasyon prosedürlerine bağlı kalmak, hem tek bir soruna kilitlenmeyi önler hem de stresi ve dikkat dağıtıcıları yönetmeyi kolaylaştırır.
Ekip içi iletişim ve kaynak yönetimi: Aşırı yüklenmeyi önlemek yalnızca bireysel bir mesele değil. Ekip Kaynak Yönetimi ilkeleriyle görevleri net biçimde paylaşmak ve birbirini izlemek, tek bir kişinin dikkatinin daraldığı anlarda ekibin bütün resmi görmeye devam etmesini sağlar. Southwest 1380'de kaptanın kontrolü devralıp yardımcı pilotun kontrol listesine geçmesi bunun iyi bir örneği.
Dinlenme: Ne kadar yorgun ve stresliysek, sağlıklı karar verme ve rasyonel düşünme olasılığımız da o kadar düşer. Bu yüzden iyi dinlenmek, stresli anlarda irkilmeye karşı en temel korunma yollarından biridir.
Kısacası, bir durum karşısında teknik ve teorik bilginiz ne kadar sağlamsa ve deneyimlerinizle zihinsel hazırlık süreçlerine ne kadar hakimseniz, o durumu da o ölçüde iyi yönetirsiniz. Beklenmedik olanı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil, ama ona hazırlıklı olmak mümkün.
Referanslar
Casner SM, Geven RW, Williams KT. The Effectiveness of Airline Pilot Training for Abnormal Events. Human Factors. 2013;55(3):477-485. doi:10.1177/0018720812466893
EASA (2018), Final Report Research Project: Startle Effect Management.
Geçtan, E. (2020) İnsan Olmak (19.Basim). Metis Yayınları.Meij, G. (2004).
Kochan, J. A., Breiter, E. G., Jentsch, F. (2004). Surprise and unexpectedness in flying: Database reviews and analyses. In Proceedings of the Human Factors and Ergonomics Society 48th Annual Meeting (pp. 335–339). Santa Monica, CA: Human Factors and Ergonomics Society.
NTSB Eastern Airlines Aircraft Accidents Report, 1973. https://lessonslearned.faa.gov/L1011Everglades/Eastern%20401%20ntsb%20report.pdf
NTSB, Left Engine Failure and Subsequent Depressurization, Southwest Airlines Flight 1380, Boeing 737-7H4, N772SW https://www.ntsb.gov/investigations/Pages/DCA18MA142.aspx
Görsel: http://www.langleyflyingschool.com/Images/Flight%20Operations/Pilot%20Capacity%20during%20Flight,%20Langley%20Flying%20School.gif

